Göç Yollarında Bir Manzara: Suriye
Şilili şair Nicanor Parra’nın bir şiirinde geçen şu dizeler dikkat çekici: “Bir ülke olduğumuzu sanıyoruz ama gerçekte bir manzaradan ibaretiz sadece.”
Bu dizeleri okurken doğusunda And Dağları, batısında Büyük Okyanus olan Şili’yi düşündüm. Üzüm bağları, evraklar, konsolosluklar, bürokrasiler, silahlar, binalar… Hepsi bir manzaranın parçası. Ancak “bir yeri” olanlar için ayrıcalıklı gibi.
Suriye ise uzun zamandır bir manzara. Çölleri, tozlu yolları, göç trafiği, mültecilerin çektikleri acılar… Bir zamanlar sokaklarda dans eden, havaya ateş açan insanlar şimdi yıkık binalar arasında hayatta kalmaya çalışıyor.
Suriye’nin insanları başka ülkelerde yaşamlarını sürdürmeye çalışırken bile dışlanıyor, ayrımcılığa maruz kalıyor. “Bu Suriyeliler” diye hitap edilen muhacirler, umdukları karşılığı bulamıyorlar. Belki de sadece acıktıklarını hatırlarlar.
Suriye, yıkılmış binalar, gökyüzünde uçan dronlar, enkazlarla dolu sokaklarla dolu bir manzara. Bir zamanlar yönetenlerin yerini alanlar farklı olsa da sonuç aynı: insanların acıları ve çaresizliği.
Suriye’nin geleceği belirsiz. Ancak umut var. Belki bir gün bütün bu acılar son bulur ve Suriye yeniden inşa edilir. Belki de o zaman gerçek bir ülke olabilir. Tıpkı Nicanor Parra’nın dediği gibi, belki o zaman gerçek bir ülke olurlar, sadece bir manzara olmaktan çıkarlar.
Not: Bu yazı bir ülkenin bendeki karşılıkları. Siyasi analizleri, doğru çıkacak tahminleri, stratejik bilgileri, kapsamlı yorumları “bu işten para ve unvan kazananlara” bırakıyorum.
Nicanor Parra, Şiirler Karşı Şiirler Başka Şiirler (Çev. Bülent Kale), Ayrıntı Yayınları, 2016, 304 sayfa.
(MMO/VC)