Sıcaklıklar çekirge popülasyonunun artmasında önemli rol oynuyor

Haber gorseli

Prof. Dr. Toprak, son günlerde sosyal medya platformlarında İstanbul ve çevre illerde “çekirge istilası” yaşandığı yönündeki paylaşımların ardından AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

MOLEN’in kuruluşundan bugüne böceklerle mücadelede özellikle moleküler tekniklere dayalı stratejiler geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Toprak, böcekleri çeşitli araştırmalarda kullanarak insan sağlığıyla ilişkili çalışmalar da yürüttüklerini söyledi.

Sosyal medyada yer alan çekirge türlerinin beyaz yüzlü çalı çekirgesi (Decticus albifrons) olduğunun tespit edildiğini aktaran Toprak, bu türün ağırlıklı olarak etçil beslendiğini belirtti.

Bu çekirgelerin kendinden daha küçük böcek ve çekirgelerle beslendiğinin altını çizen Toprak, aç kaldıklarında zaman zaman bitkilerdeki otlardan da beslenebildiklerini kaydetti.

Beyaz yüzlü çalı çekirgelerinin, mevcut bilgiler doğrultusunda tarımsal açıdan ekonomik önem taşıyan bir zararlı olmadığını vurgulayan Toprak, “Aslında ekosistemin doğal bir bileşeni, doğal sakinlerinden birisi. Hatta bu yönüyle zararlı böcekleri burada yediği için faydalı.” dedi.

“SICAKLARIN YÜKSEK OLUŞU BUNLARIN GELİŞİM HIZLARININ ARTIŞI ANLAMINA GELİYOR”

Toprak, ilgili türün son günlerde evlere girmesine de değinerek, şöyle konuştu:

“Malum şu an bir yandan da yaz sezonu, hasat sezonu. Bunlar da diğer zararlı böceklerle besleniyor. Sonuçta ekosistem orada ama hasadın bitmesiyle ve popülasyonların da bu süreçte yaz sıcağıyla artışıyla birlikte daha geniş alanlara yayılma, daha yeni alanları keşfetme dürtüsüyle hareket ediyorlar. Diğer yandan da bunlar daha çok gece aktiftir. Gece aktifliği de özellikle ışık olduğu zaman onların ışığa yönelimini sağlar. Dolayısıyla da akşam ortamında ışıktan ötürü evlere doğru bir yönelim bunların doğal bir refleksi.”

Beyaz yüzlü çalı çekirgesine temas edildiğinde, küçük dişleriyle ısırma refleksi gösterebileceğini belirten Toprak, bunun insan sağlığı açısından herhangi bir sorun oluşturmayacağını ve vatandaşların panik olmaması gerektiğini vurguladı.

“BİYOLOJİK OLARAK ASLA ANORMAL BİR DURUM SÖZ KONUSU DEĞİL”

Ilıman bir kış geçirildiğini belirten Toprak, şöyle devam etti:

“Sert ve çetin bir kış koşulu olsaydı belki 100 yumurtanın 60 tanesi o kışı geçirecekken daha ılıman kış koşullarında 70-80 veya daha fazla miktarda yumurta kışı geçirdi canlı olarak. Akabinde de yine yağışlı, ılıman bir bahar yaşadık. Bu yağışlar da topraktaki yumurtalardan o yavru dediğimiz yani ‘nimf’ deriz biz, nimflerin yumurtadan çıkış oranına da olumlu bir etki yaptığını düşünüyorum. Dolayısıyla bu da çıkışı artıran yani popülasyon artışına neden olan diğer bir faktör. Ama nihayetinde de yaz sezonu, zaten sıcaklıklar oldukça yüksek. Sıcakların yüksek oluşu bunların gelişim hızlarının artışı anlamına geliyor. Daha fazla üremeleri anlamına geliyor. Aslında tamamen normal, doğanın kendi döngüsü içindeki şu an bir refleks yerine gelmiş oluyor. Yani biyolojik olarak burada asla anormal bir durum söz konusu değil.”

Çekirgelerin üreme kapasitesinin sadece sıcaklığa bağlı olmadığını aktaran Toprak, besin ve bazı ekolojik faktörlerin de bulunduğunu, bir müddet sonra popülasyon düşüşünün başlayacağını söyledi.

“‘BÜTÜN ÇEKİRGELER YA DA BÜTÜN BÖCEKLER ZARARLIDIR’ DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL”

Prof. Dr. Toprak, çekirgelerin “Afrika ve Balkanlar’dan geldiği” iddialarının doğru olmadığını bildirdi. Buralardaki çekirgelerin farklı bir familya grubundan olduğunu kaydeden Toprak, onlara “tarla çekirgesi” dendiğini ve bu türün tarımsal alanlara zarar verdiğini belirtti.

Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere hem il hem de ilçe tarım ve orman müdürlüklerinin çekirgelerin tarıma zarar verip vermediklerine ilişkin konuyu yakından takip ettiğini vurgulayan Toprak, Trakya Bölgesi’ndeki tarımsal alanlarda çekirge nedeniyle herhangi bir zararın olmadığını vurguladı.

Toprak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“‘Bütün çekirgeler ya da bütün böcekler zararlıdır’ diye bir şey söz konusu değil. Doğada aslında bir denge durumu var. Faydalı böcekler var. Bal arısı, uğur böceği, peygamber devesi gibi. Bunun dışında tarımsal zararlı böcekler de var. Bizim amacımız sürdürülebilir tarım. Yani burada zararlı dahi olsa biz yok etmeyi önermiyoruz. Öyle bir hakkımız olmadığı gibi aslında yok etmek kendi bindiğimiz dalı kesmek. Çünkü şunu unutmayın, yaprak bitlerinin tamamen yok edilmesi onlarla beslenen uğur böceklerinin de yok olması anlamına gelir. Dolayısıyla burada önemli olan sürdürülebilir bir konsept içinde bir dengenin oluşturulmasıdır. Buna dikkat etmek geleceğimizi de korumak anlamına gelir. Aksi takdirde türlerin yok edilmesi her zaman insanoğlunun karşılaştığı tarihteki pek çok salgının temel nedenleri arasında görülmüştür.”

patronlardunyasi.com

yok

Author: Serkan Aydın